Tefrika Yayınları Çocuk Edebiyatı Dizisine Meta-Biyografi Çerçevesinden Bir Bakış

Gökçe Özder

Klasik anlamıyla biyografi, anlatılan kişinin hayatından bahsederken nesnel belgelere dayanan kanıtlanabilir, elle tutulabilir bir metin olmalıydı. Oysa 20. yüzyıla gelindiğinde insanlığın ve insanın konumlanışının değişimiyle birlikte genelde edebi türlere, özelde ise biyografiye bakış açısı da değişti. Virginia Woolf’un “Yeni Biyografi” makalesinde anlattığı, edebi biyografi, meta-biyografi gibi isimlerle de anılan bu yeni tip biyografi, gerçekliğin sorgulandığı bir dönemde tarihi doğru biçimde anlatmanın imkânsızlığı sorunsallığıyla ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte elbette ki biyografinin genel geçer özelliklerinden de izler taşır.

Çocuk edebiyatında biyografi, en az yetişkin edebiyatında olduğu kadar önemlidir. Çocukların kendilerine örnek alacak insan arayışı duyması biyografinin çocuk edebiyatındaki konumunun öneminin en temel sebebidir. Türkiye’de de bu türe son yıllarda daha çok odaklanılmış, her yaş grubu için çok sayıda biyografik eser kaleme alınmıştır. Bunlardan biri de yayın hayatına 2014 yılında başlayan Tefrika Yayınları’nın ilk ürünlerden biri olan, Türk edebiyatının tanınmış isimlerinin biyografilerini içeren ve 5-7 yaş grubuna hitap eden “Çocuk Edebiyatı Dizisi” başlığı altında toplanmış 12 kitaplık seridir. Bu çalışmada Tefrika Yayınları’nın bu serisi biyografi türünün özelliklerine uygunluk bağlamında değerlendirilecektir.

Gerçekliğin sorgulanmaya başladığı bir dönem olan 20. yüzyılda elbette, önceleri “gerçekleri dayanması” beklenen biyografinin çizgileri de belirsizleşmiştir. Öncelikle gerçek nedir? Her biyografi yazarı, hakkında yazdığı kişiye bir şeyler ekleyip ondan bazı şeyler çıkaracaktır. Biyografisi yazılan kişinin hayatından parçalar seçilirken bile, bu seçme işlemi bir kurgunun oluşumu anlamına gelir. Virginia Woolf’un 1927 tarihli “Yeni Biyografi” makalesinde vurgulamak istediği de işte budur (Woolf; Ünlü). Öte yandan bu, gerçekleri saptırmak, kurguyu güçlendirmek için yaşanmamış olaylar eklemek, biyografisi yazılan kişinin özelliklerini değiştirmek anlamına gelmemelidir. Biyografisi yazılan kişinin yaşadığı döneme ve o dönemin özelliklerini yansıtan metinler üretilmeli, atmosfer sağlam çizilmeli, çelişkiler olmamalıdır. Ayrıca biyografi yazarı hakkında yazdığı kişiyi ne çok yüceltmeli ne de sıradan, sade bir insan gibi sunmalıdır (Yalçın ve Aytaş 158).

Hayatı öğrenmeye çalışan, merak eden, sorgulayan, kendilerine her daim idol olacak, örnek alınacak birilerini arayan çocuklar için biyografi türü ayrıca önemlidir. Çocuklar gerçekte yaşamış kişilerden ve yaşanmış olaylardan, kurgu olanlara göre daha çok etkilenebilir. Çocuklar için yazılan metinler çoğunlukla yetişkinlerinkinden kısa olduğu için onlar için biyografi yazılırken hedef yaş grubuna bağlı olarak biyografisi yazılan kişinin hayatından bir veya birkaç parça yahut daha büyük çocuklar için daha geniş bir aralık tercih edilmelidir (Yalçın ve Aytaş). Fakat bunlar yapılırken yukarıda bahsedilen biyografi türünün genel özellikleri de dikkate alınmak durumundadır. Tüm bunlardan yola çıkılarak Tefrika Yayınları’nın Çocuk Edebiyatı dizisi ele alınabilir.

Küçük Turgut Uyar ve Saati, dizinin ilk kitabıdır. Adından başlayarak kitabın Uyar’ın Büyük Saat’ine gönderme yaptığı anlaşılabilir. Kitap, Turgut’un babası Hilmi amcanın harita subayı olduğunun söylenmesi ve emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşmelerini anlatarak başlar (Gül ve Yetişen 1). Turgut Uyar’ın babası gerçekte de harita subayıdır fakat ismi Hilmi değil Hayri’dir. Hayri Beyler emekli olduktan sonra sahiden de İstanbul’a taşınmışlardır (Caner 4). Öykünün devamında Turgut’un çalışkan bir çocuk olduğu için babasının ona hediye alacağını vaat etmesi, bu esnada Turgut’un arkadaşı Cemal’de gördüğü saati kıskanması, babasına “büyük bir saat” istediğini söylemesi, babasının bunu ancak sonra alabileceğini belirtmesi, Turgut’un buna üzülmesi ve sinirlenmesi fakat nihayetinde bu hırsından “bir anda” arınıp Cemal’in “Hadi ikimiz de göğe bakalım.” (Gül ve Yetişen 21) sözüyle mutlu olması anlatılır. Turgut’un yakın arkadaşının adının Cemal olması akla ileriki yaşlarda yakın dost olacakları Cemal Süreya’yı getirir, öte yandan büyük saat ve göğe bakalım ifadeleri de Turgut Uyar’ın “Göğe Bakma Durağı” ve “Büyük Saat” şiirlerine birer göndermedir.

Serinin ikinci kitabı Behçet Necatigil’e dair olan Küçük Behçet Necatigil ve Yıldızı’dır. Kitap özetle, Behçet isminde bir çocuğun babasına düşkün oluşu, babasının fabrikada çalıştığı için eve geç gelmesi, Behçet’in babasının yolunu gözlerken penceresinden gördüğü yıldıza babasının adını vermesi ve bir gün bunu fark eden babasının bundan böyle Behçet’le daha çok ilgileneceğine ve eve erken geleceğine dair söz vermesinden oluşur (Gül ve Yetişen). Buradaki yıldız metaforu akla Necatigil’in “Yıldızlar” şiirini getirir. Öte yandan Necatigil şiirlerindeki ana temalardan biri olan ev ve aile ilişkileri de bu metnin temelindedir. Tüm bunların dışında kitapta Necatigil’in babası Necdet isminde bir fabrika işçisiymiş gibi kurgulanırken gerçekte durum böyle değildir. Behçet Necatigil’in babasının adı Hacı Mehmet Necati Gönül’dür (aktaran Gökalp 15). Tüm bunlar dışında kitapta Necatigil’e özgü başka bir öge bulunmaz.

Edip Canserver’e dair olan Küçük Edip Cansever ve Çiçeği, serinin üçüncü kitabıdır. Futbol oynayan küçük Edip topu Sami amca ve Birsen teyzenin bahçesine kaçırınca onu almak üzere gider fakat bu esnada ağaçtan düşer. Sami amcası ile Birsen teyzesi yardımına koşar. Daha önce arkadaşlarına, bahçelerindeki çiçekleri topla vurup yaraladıkları için onlara kızdıklarını anlatırlar ve Edip’e bakması için bir çiçek hediye ederek gönderirler (Gül ve Yetişen). Kitaptaki tüm olaylar ve kişiler kurgusaldır. Sadece çiçek simgesi, Cansever’in kimi şiirlerinde geçen bir figür olması bakımından önemlidir.

Bir sonraki kitap serinin tek kadın ismi Tezer Özlü’nün adını taşıyan Küçük Tezer Özlü ve Gece-Gündüz’dür. Hikâye özetle Tezer’in annesinden öğrendiği bir bilgiyi okul arkadaşı Yusuf’a anlatması, Yusuf’un derste bu bilgiyle “caka satması”, Tezer’in buna üzülmesi fakat abisinin paylaşımcılığı övmesi sonucu bu tavrından vazgeçmesini anlatır (Gül ve Yetişen). Hikâyede Özlü’nün gerçek yaşamına dair tek bilgi, abisi oluşudur. Bu noktada abisinin gerçek ismi dahi anılmaz.

Serinin beşinci kitabı Küçük Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Köpeği. Hikâyede Fazıl’ın arkadaşının köpeğini çok sevmesi, kendisinin de bir köpek bakmak istemesi, babasının buna izin vermemesi, arkadaşının köpeği yavrulayınca yavrulardan birini gizli gizli eve sokarak bakması, bunu gören babasının köpeğe bakmayı kabul etmesi anlatılır. Hikâyenin başında olayın Adana’da geçtiği belirtilir. Burası Dağlarca’nın da çocukluğunun geçtiği şehirlerden biridir (Eryeşil 27). Öte yandan babasının ismi hikâyede Bekir olarak geçiyorken gerçekte Hasan Hüseyin’dir (a.y.). Bunun dışında hikâyede geçen kişilerin gerçeklikle bağlantısı bulunmamaktadır.

Küçük Oktay Rifat ve Yazdığı Şiir, özetle sınıflarına yeni gelen Nermin’in dikkatini çekmek isteyen Oktay’ın babası Mumtaz Bey ile annesi Sümeyra Hanım’a nasıl tanıştıklarını sorması, babasının annesi için bir şiir yazdığını öğrenmesi ve bunun üzerine Nermin için bir şiir yazarak arkadaş olmalarını anlatır. Rifat’ın babası bilindiği üzere Samih Rıfat’tır, annesinin ismi ise Münevver’dir (Küçükler 2). Hikâyenin genelinin Oktay Rifat’ın hayatıyla başka bir bağlantısı da mevcut değildir.

Emre Gül ile Önder Yetişen’in birlikte yazdığı ilk altı kitaptan farklı olarak serinin yedinci kitabının yazarı Semih Öztürk’tür. Küçük Aziz Nesin ve Kiraz Fidanı, doğayı ve hayvanları çok seven Aziz’in sincap ve kuşlara yuva olması için bahçıvan olan babasının yönlendirmesiyle göl kenarına bir kiraz fidanı dikmesini anlatır. Aziz Nesin’in babası Abdülaziz Efendi gerçekte de bahçıvanbaşıdır (Şahin 2).

A. Fatih Aktaş’ın yazdığı Küçük Cemal Süreya ve Masal Kitabı, köyde yaşayan Cemalettin’in babasının aldığı masal kitabından etkilenip zor durumdaki bir yavru kuşa yardım etmesini anlatır. Gerçek adı Cemalettin olan Cemal Süreya’nın çocukluğu köyde geçmiş ve masal dinleyerek büyümüştür. Hikâyenin gerçeklikle olan bağlantısı yalnızca bundan ibarettir.

Güvercinlerine çok düşkün olan ve onlara saldıran atmacayı sapanıyla vurduktan sonra pişmanlık yaşayan Nâzım’ın hikâyesinin anlatıldığı Küçük Nâzım Hikmet ve Güvercinleri, Önder Yetişen tarafından yazılmıştır. Kitapta Nazım’ın anne ve babası isimleriyle anılır. Hikmet Bey ve Celile Hanım, gerçekte de Nazım Hikmet’in anne ve babasının isimleridir (Özarslan 13-26). Bunun dışında metnin Nazım Hikmet’in biyografik hayatıyla bir bağlantısı söz konusu değildir.

A. Fatih Aktaş’ın kaleme aldığı Küçük Orhan Veli ve Eski Ağaç, özetle ağaçlardan korkan Orhan’ın, babasının evlerinin önündeki eski ağaca salıncak kurması sonucu korkusunu yenmesini anlatmaktadır. Kitapta herhangi bir özel yer veya kişi ismi geçmez. Yalnızca şairin “Ağaç” ve “Ağacım” şiirlerine yüzeysel bir gönderme barındırmaktadır.

Sabahattin Ali’ye dair olan Küçük Sabahattin Ali ve Defteriyle Kalemi, Semih Öztürk tarafından yazılmıştır. Sabahattin’in okuma-yazma hevesine ilişkin olan öyküde, okula başlamak üzere olan küçük Sabahattin’in anne ve babasından gelen kalem ve defter hediyeleriyle heyecanlanışı anlatılır. Metinde Sabahattin Ali’ye dair herhangi özel bir bilgi veya özellik yer almaz.

Serinin son kitabı olan Küçük Sait Faik Abasıyanık ve Sinağrit Baba, yine Önder Yetişen tarafından yazılmıştır. Kitabın tamamı Sait Faik’in Sinağrit Baba öyküsünün bir izdüşümüdür. Öykünün orijinalinde Sinağrit Baba gözünden anlatılan hikâye bu sefer odağına Sait Faik’in çocukluğunu alır ve öyküde Sinağrit Baba’yı tutan kişi, küçük Sait Faik’miş gibi kurgulanır. Öyküde Sait’in annesinin adı, gerçekte olduğu gibi Makbule şeklinde geçmektedir. Öte yandan çocukluğu Adapazarı’nda geçen Sait Faik, kitapta Burgazada’da yaşamaktadır.

Serinin tüm kitaplarının çizeri Akif Kaynar’dır. Bu bir bütünlük sağlamakla birlikte yer yer çizerin tarzında farklılaşma olmamasından dolayı kahramanların birbirine benzemesine sebep olur. Metinlerde işlenen yazar ve şairlere benzetilerek yapılan çizimler bir yana bu simaların yaşadıkları dönemi doğrudan yansıtan bir fon söz konusu değildir. Birkaç yerde çizilen kurmalı masa saatleri, eski tip karyolalar anlatılan kahramanların yaşadığı atmosferi ve dönemi sunmak bakımından yeterli olmaz. Bunda elbette ki çizerin tercihinin yanı sıra metin içinde de dönemin genel özelliklerine gönderme yapılmamış olması etkilidir.

Bir seri oluştururken, hatta tek bir isimden bahsedilecek bir kitap yazılırken dahi seçilen kişi ya da kişiler önemlidir. Seçilen kişiler bile o yazarın bakış açısından kaynaklıdır. (Yalçın ve Aytaş 159) Bu tercihler neye göre yapıldı, neden o değil de bu isim seçildi gibi sorular akla ilk gelenlerdir. Tefrika Yayınları’nın çocuk edebiyatı dizisi için seçilen isimlere bakıldığında ilk göze çarpanın on bir erkek edebiyatçıya karşılık yalnızca "bir" kadın edebiyatçı üzerine yazılmış olduğudur. Oysa toplumda, çalışma hayatında, ders kitaplarında kadınların görünürlüğünün az olması, çocuk edebiyatında buna çok daha dikkat edilmesini gerektirir.

Tefrika Yayınları Çocuk Edebiyatı Dizisi, gerek Türk edebiyatının önemli şair ve yazarlarını tanıtmak adına gerekse bunun okul öncesi yaş grubu için planlanması bakımından çok önemli bir çaba. Metinler hedef yaş grubunun özelliklerine uygun kelime sayısına sahip. Ayrıca başta da belirtildiği gibi, biyografinin küçük yaş grupları için tamamıyla değil de hayatından kesitler şeklinde işlenebileceği pratiğine de uygunluk gösteriyor. Öte yandan, anlatılan olayların kurgusallığı, yer yer gerçek bilgilere dayanırken zaman zaman yanlış bilgiler içermesi metinlerin ne şekilde ele alınacağını anlamayı zorlaştırıyor. Ayrıca bahsedilen kişinin yaşadığı dönemin özelliklerine dahi gönderme yapılmaması, çocukların bu isimleri hangi zamana konumlandıracaklarını bilememelerine sebep oluyor. Her ne kadar serinin herhangi bir yerinde biyografi ibaresi geçmese de kitapların isimlerinin yaşamış, gerçek kişilere, onların ad ve soyadlarıyla gönderme yapması serinin biyografi veya anı olma iddiasını yansıtıyor. Öte yandan anlatılan kişiliklerin sıradan ve sade çizilmesi, çocukların bu metinleri okuduktan sonra bu isimleri örnek alınacak, önemli şahıslar olarak görmelerini engelliyor. Kitapların neredeyse hepsinde yer alan başka metinlere yapılan göndermeler, çocuklara kitapları okuyan her ebeveyn tarafından anlaşılamayacağı için de metinler tek başlarına amaçladıkları şeye ulaşabilecek düzeyde olmuyorlar. Tüm bu özelliklerden dolayı Tefrika Yayınları’nın bu serisi olmamış bir biyografi ürünüdür.

Kaynakça

Aktaş, A. Fatih. Küçük Orhan Veli ve Eski Ağaç. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

 

Caner, Fırat. Turgut Uyar’ın Huzursuzluğu. Yayımlanmamış Doktora Tezi. Ankara: Bilkent Üniversitesi, 2006.  

Eryeşil, Osman.  Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Çocuk Şiirlerinde Evrensel Değerler. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Ankara Üniversitesi, 2015.

Gökalp, Gonca. Behçet Necatigil’in Şiirlerinde Aile. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Hacettepe Üniversitesi, 1992.

 

Gül, Emre ve Önder Yetişen. Küçük Behçet Necatigil ve Yıldızı. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

_________. Küçük Edip Cansever ve Çiçeği. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

_________. Küçük Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Köpeği. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

_________. Küçük Oktay Rifat ve Yazdığı Şiir. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

_________. Küçük Turgut Uyar ve Saati. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

_________. Küçük Tezer Özlü ve Gece-Gündüz. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

Küçükler, Nuray. Oktay Rifat Şiirinde Değişim ve Yenilenme. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Yeditepe Üniversitesi, 2007.

Özarslan, Ersin. Nâzım Hikmet –Hayatı ve Şiiri-. Yayımlanmamış Doktora Tezi. Ankara: Hacettepe Üniversitesi, 2003.

Öztürk, Semih. Küçük Aziz Nesin ve Kiraz Fidanı. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

_________. Küçük Sabahattin Ali ve Defteriyle Kalemi. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

Şahin, Seval. Aziz Nesin Öykülerinde Sosyal Eleştiri. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Kocaeli: Kocaeli Üniversitesi, 2012.

Ünlü, Aslıhan.  “Değişen Tarih ve Metin Anlayışı İçinde Biyografik Dram-1: Kuramsal Bir Çerçeve.” Yedi 5 (2011): 9-17.

Woolf, Virginia. “Yeni Biyografi.” Granit ve Gökkuşağı. İstanbul: İletişim Yayınları, 2010. 181-191.

Yalçın, Alemdar ve Gıyasettin Aytaş. “Biyografi.” Çocuk Edebiyatı. Ankara: Akçağ Yayınları, 2002. 153-169.

Yetişen, Önder. Küçük Nazım Hikmet ve Güvercinleri. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

_________. Küçük Sait Faik Abasıyanık ve Sinağrit Baba. Res. Akif Kaynar. İstanbul: Tefrika Yayınları, 2018.

  • Instagram Sosyal Simge
  • Twitter
  • YouTube
  • Facebook Sosyal Simge

Design by Demet Erdoğan