Biyografinin Dinî Veçhesi: Resimli Çocuk Kitaplarında Hz. Muhammed Temsilleri

Sezanur Sezgin

Kurmacanın gerçeğe yaklaştığı noktada kendisini göstermeye başlayan bir tür olan biyografi, “... ‘bir bireyin gerçeklere dayanan yaşam öyküsü’ ifadesinde geçen üç terim; gerçeklere dayanan, öykü ve birey...” (Lukens vd. 286) ifadeleriyle özetlenebilir. Buna mukabil gerçeklik vurgusuna ek olarak biyografik kurgu veya kurguya çevrilmiş biyografilerin de önemli ölçüde mevcudiyet sağladığı da bilinmektedir. Yani müellif, biyografisini yazdığı kişi hakkındaki gerçekleri öyküye dönüştürür, kişinin hayatını dramatize ederek anlatır (295). Edebiyatta biyografinin dini veçhesini oluşturan kurucu meselelerin başında gelen Hz. Muhammed biyografilerine yetişkin ve ilk gençlik dönemine hitap eden eserlerin yanı sıra resimli çocuk kitaplarında da sıkça rastlanılmaktadır. Bu minvalde aşağıdaki yazı yedi farklı eser etrafında resimli çocuk kitaplarındaki Hz Muhammed temsillerini incelemeye çalışacaktır.

Resimli çocuk kitabı ve biyografi söz konusu olduğu için alt sınırı ilkokul öncesi olup üst yaş sınırı dileyen her okura açık olan kitaplardan başlamak meselenin adım adım incelenebilmesi açısından faydalı olacaktır. İlk olarak Multibem Yayınları Adım Adım Değerler Kitaplığı’ndan çıkmış olan Dünyanın En Güzel Kalbi ele alınabilir. Kitaba “Benim Peygamberim’in kalbi o kadar büyüktü ki...” (2) cümlesi ile giriş yapılmakta ve Hz. Muhammed’in hayatı boyunca ünsiyet kurduğu önemli isimler büyük çoğunlukla kronolojik olarak Peygamber’in kalbi ve sevgisi çerçevesinde okura sunulmaktadır. “Onun kalbinde hayatı boyunca onu koruyan amcası Ebu Talib vardı” (12) ifadesi örnek olarak verilebilir. Zira Ebu Talib, Peygamber’i sevmeyenler ve ona zarar vermek isteyenlerden koruması özelliğiyle bilinmektedir. Kitaptaki bu ifadeyle de aralarındaki ilişki, kitabın ilk hedef okur kitlesi olan dört yaş ve üzeri olarak düşünüldüğünde “zarar verme veya kötülük” kavramlarının metnin arkasına yerleştirilmesi ve sevgi perspektifinin öne çıkarılarak sunulması esasına dayandırılmaktadır. Bu da “pedagojik dilin tek başına bir anlam katmanı olmaktan ziyade estetik dilin içinde ontolojik bir katman...” (Şirin 154) olmaklığıyla ancak hitap ettiği kitlenin edebiyatını oluşturabileceğini göstermektedir. Kitabın sevgi ve kalp etrafında inşa edilmesi ve Peygamber’in hayatındaki isimlerden çoğunlukla kronolojik olarak bahsedilmesinin yanı sıra kitabın türünün biyografi olarak anılmasına katkı sağlaması açısından, “Onun kalbinde Mekke’den Medine’ye hicret ederken sığındığı Sevr Mağarası vardır” (35) cümlesi örnek olarak verilebilir.

Zira Hz. Muhammed’in hayatının ve dahi İslam tarihinin dönüm noktalarından biri olarak görülen Hicret hadisesi burada yine okur kitlesinin dünyasına hitap edecek ölçülerle konu edinilmiş ve bütün kitapta olduğu gibi bu kısımda da soyut ve somut bağlantısının kurulmasına yardımcı olacak çizimlerle desteklenmiştir. Eserin sonunda ise, “Onun kalbinde hatta kalbinin tam ortasında sen de varsın” (50) ifadesi ile okurda kitap boyunca inşa edilen sevgi ve kalp çerçeveli biyografik süreç genelden özele indirgenerek anlatının amacına muvafık olacak şekilde okurun kitapla ve biyografisi yazılan Hz. Muhammed ile ilişki kurmasına imkân sağlamaktadır. Bu biyografik kurgunun ardından da kitabın son sayfasında, “Peki senin kalbinde kimler var?” (51) sorusuyla da eser interaktif bir boyuta taşınmaktadır. Aynı zamanda kitapta geçen her cümlenin Türkçesinin yanında İngilizcesinin de olması yukarıda bahsedildiği gibi kitabın hem başlangıç kitlesi olan ilkokul öncesine hem de daha üst yaş gruplarına hitap ettiğinin işaretlerinden biri olarak kabul edilebilir.

Aynı kitleye hitap eden bir diğer biyografik resimli çocuk kitabı Gerçek Olsa Rüyalar yine Multibem “Adım Adım Değerler” Kitaplığı’na aittir. Eser, biyografik kurgunun özelliklerinden biri olan karakterin belli yönlerini vurgulamak üzerine kurgulanmıştır. Bu duruma, “Paylaşmak vazgeçilmeziydi. Küçük bir hurma da olsa ikiye böler, paylaşırdı” (17) yahut “Güvenilirdi. Hem de çok. Gönül rahatlığıyla insanlar değerli eşyalarını ona emanet ederdi” (21) ifadeleri örnek olarak verilebilir. Aynı zamanda anlatıya katkı sağlayan hatta yetişkinlere hitap eden Hz. Muhammed biyografileri olan siyerlerde anlatılan çeşitli olaylara atfen okurun dünyasına hitap eden çizimlerin anlatıyı beslediği de fark edilmektedir. Mesela, “Kelimelerini özenle seçer, tane tane konuşurdu. Her ne ise anlattığı, herkes pür dikkat onu dinlerdi” (5) bölümünün çizimlerini oluşturan kısımda bütün dikkatiyle karşısındaki dinleyen çocukların başında kuşlar vardır. Bu durum bilindiği üzere Hz. Muhammed’i dinleyen kişilerin başlarında kuş varmışçasına hareket etmeden Peygamber’e dikkat kesilmeleri benzetmesini akıllara getirmektedir. Dolayısıyla Gerçek Olsa Rüyalar kitabının anlatısındaki ifadelere ek yorum katılan çizimler de bilişsel yapısı soyutu somutla anlamlandırmaya uygun ilk okur hedef kitlesi olan ilkokul öncesi çocuklar için önemli bir etkiye sahiptir. Kitabın sonunda ise çizerin/yazarın/yayıncının okura hitaben yazdığı ufak bir not yer almaktadır. Kitap boyunca kelimelerle betimlenen fakat çizimlerle tasvir edilmeyen Hz. Muhammed’in güzelliğinin tam olarak resmedilemeyeceği; resmedilse bile hep bir tarafının eksik kalacağı söylenmektedir. Nota iliştirilen son cümlede ise kitabın ismine atıfla, “Peygamberimizi rüyalarına misafir etmen dileğiyle...” ifadesi, Gerçek Olsa Rüyalar ismiyle başlayan kitabı dairesel bir döngüde ilerleterek neticelendirmiştir.

Üçüncü olarak ise ilk hedef kitlesi ilkokul öncesi yaş grubu ve üzeri şeklinde belirlenebilecek olan ve Kahraman Fil, Talihli Binek, Kum Taneleri ve Çakıl Taşı, Akıllı Karıncalar, Hz. Ömer ve Örümcekler, Yarılan Ay, Taifteki Arılar, Küçük Burak, Mekke’nin Evleri, Mağaradaki Güvercinler, Kuma Saplanan At, Kutlu Deve, Küçük Ceylanlar, Uhud Dağı, Görevli Rüzgar, ve Mekke’nin Ağaçları olmak üzere sekizli iki set olup toplamda on altı kitaptan oluşan Işık Yayınları’nın bastığı Varlıkların Dilinden Sevgili Peygamberimiz serisidir. Bu seride Hz. Muhammed’in hayatıyla ilgili olaylar, o olaylara dahil olmuş varlıkların dilinden çoğunlukla analepsis yani anlatıcının önceden olmuş bir olayı geriye dönüş tekniği kullanarak anlatmasıyla oluşturulmuştur. Örneğin olaylar, Hz. Muhammed doğmadan önce yaşanan fil hadisesi, o dönemi görmüş bir filin dilinden, Peygamber’in süt annesi Hz. Halime’nin bebek Hz. Muhammed’i yanına almasıyla birlikte gittiği yerin bereketlenmesi hadisesini yaşlı ve hastayken bebek Hz. Muhammed’i taşımaya başladığında bir anda sağlığına kavuştuğunu söyleyen merkepten, İslam’ın ilk yıllarında şahit olduğu olayları anlatırken aynı zamanda Peygamber’in özelliklerinden bahseden bir karıncanın dilinden anlatmaktadır. Bu kitaplar, “Gerçek hadiselere ek olarak kurgunun biyografiye ne ölçüde dahil olması gerekir?” sorusunun sınırlarını genişleten ama genel olarak bilinen ve yazılan İslam tarihi ve siyer anlatılarına sadık kalan bir seri olarak nitelendirilebilir. Bunlara ek olarak tasvir meselesi üzerinde durulacak olunursa çizimlerde genellikle olayları anlatan varlıkların resimleri, anlatılan dönemdeki İslam şehirlerinin çizimleri yahut çizerin yorumuyla o döneme ait olduğu düşünülmüş olan insan figürlerinin illüstrasyonları söz konusu edilmektedir.

Dördüncü olarak, çizimlerin yine ağırlıklı olduğu ve Damla Yayınları’ndan çıkmış olan on kitaplık Dinim Serisi’nin ikinci kitabı Peygamberimi Öğreniyorum ve beşinci kitabı Peygamberimiz Çocuklarla, eserde belirtildiği üzere altı-dokuz yaş aralığına hitap eden bir biyografik kurgu olarak hazırlanmıştır. Elbette serinin diğer kitaplarında da Hz. Muhammed’in özelliklerine, mucizelerine, yaşadıklarına atıflar bulunmaktadır. Fakat serinin bütününe bakıldığında biyografi özelliği taşıyan ve serapa Hz. Muhammed ile ilgili olan iki kitap mevcuttur. Serinin ikinci kitabı olup Peygamber’in hayatını bütünüyle ele alan bu biyografik kurgudaki ifadeler sentaks ve kafiye açısından şiire çokça yaklaşmaktadır. Kitap aşağıda örneği verilen şekilde, ilk ifadelerinden itibaren bu yargıyı kuvvetlendirmektedir.

            Yıllar yıllar önce

            kapkaranlık bir gece

            yıldızları gözleyen

            kahin denen bilginler

            bir yıldızın ilk defa

            doğduğunu görünce;

            dediler ki; Bu gece

            büyük biri doğacak (2)

Kitap boyunca Hz. Muhammed’in süt anneye verilmesi, öksüz kalması, Hz. Hatice’yle evlenmesi, ticaretle uğraşması, peygamberlik görevini üstlenmesi, Mekke’de kendisine inanmayanlarla mücadelesi, Mekke’den Medine’ye hicret etmesi, birkaç cümleyle Bedir, Uhud, Hendek savaşları ve vefatı söz konusu edilmektedir. Serinin beşinci kitabı olan Peygamberimiz Çocuklarla’da ise Hz. Muhammed’in çocuklara gösterdiği merhamet, sevgi, yetim bir çocuğu evlat edinmesi, parasını kaybeden bir çocuğa yardım etmesi gibi hadiseler yer almaktadır. Aynı zamanda bu olaylar serinin ikinci kitabı olan Peygamberimi Öğreniyorum’da olduğu gibi şiirselliğin ağır bastığı hatta çoğu kısımda dörtlüklerle kaleme alınmış bir anlatıya sahiptir. Biyografik unsurlarla birlikte şiirselliğin daha fazla olduğu serinin bu kitabından şöyle bir örnek vermek meselenin daha iyi anlamlandırılmasına yardımcı olacaktır:

            Sevinçten uçuyormuş

            Oradaki çocuklar

            Peygamber selamıyla

            Hepsi olmuş bahtiyar (24)

Peygamberimi Öğreniyorum ve Peygamberimiz Çocuklarla kitaplarının yazarı Yaşar Kandemir’in yekpare Hz. Muhammed ve hayatı ile ilgili çıkardığı bir eser olarak Nesil Yayınları’ndan çıkmış olan ve Nur Dağında Bir Işık, Dinmeyen Gözyaşları, Medine Yollarında, Müslümanlar Kardeştir, Ebu Cendel’in Zincirleri, Peygamberimizin Son Yılları, Peygamberimizin Güzel Huyları ve Sevgi Peygamberi olmak üzere sekiz kitaptan oluşan “Beni Seven Peygamberim” serisi bir diğer örnek olarak konuya dâhil edilebilir. Bu seride Hz. Muhammed’in hayatı pek çok yönüyle ele alınmaktadır. Serinin biyografik kurgusu yukarıda ele alınan diğer kitaplara oranla daha çok bilgi içeriyor olsa da alt başlıklara fazlaca yer verilerek hikâye edilen ve anlatıcı yazar tarafından okurla buluşturulan bir eserdir. Seride Peygamber’in hayatı kronolojik olarak verilmekte ve çoğunlukla ayrıntılara inilerek mucizeleri aktarılmaktadır. Bunlara ek olarak hem Hz. Muhammed’in arkadaşlarıyla yani sahabelerle hem de çevresiyle olan ilişkisi de ayrıntılı bir şekilde biyografik kurguya dâhil edilmektedir. Bunun yanı sıra zaman zaman yakın sahabelerin hayatları ve sahabelerin nazarıyla anlatılan Hz. Muhammed tasvirleri de söz konusudur. Renkli ve her sayfada bulunan anlatıya uygun illüstrasyonlar kitabı kuvvetlendirmektedir. Fakat kitaptaki illüstrasyonlar, kelimelere ek olarak anlatıya fazladan bir katkı, yorum sunmamaktadır. Bu duruma, kitabın hitap ettiği kitlenin alt yaş sınırının artık okuma yazma bilmesi yani ilkokul çağındaki okurlara hitap etmesi sebep olarak sunulabilir.

Yazıda ele alınacak olan altıncı kitap, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları tarafından basılmış olan Peygamberimi Öğreniyorum isimli eserdir. Bu eser, yazının evvelki bölümlerinde ele alınan diğer kitaplarla kıyas edildiğinde biyografik kurgudan biraz daha uzak bir çizgide yer almaktadır. Kişi ve mekân tasvirleri yahut duygu aktarımları mevcutsa da kitabın bütününün yetişkinlere hitap eden siyer kitaplarının çocuklara uyarlanmış bir versiyonu şeklinde yorumlaması mümkündür. “Yetim Muhammed”, “Genç Muhammed”, “Hazreti Muhammed’e (sas) Peygamberlik Verilmesi”, “Medine’ye Hicret”, “Medine: Bir Medeniyet Şehri”, “Eve Dönüş” ve “Herkes Ona Ağlıyordu” olmak üzere toplamda yedi ana bölümden oluşan kitapta çok fazla çizim yer almasa da mevcut illüstrasyonlar benzerleri ile kıyaslandığında o dönemi tipik olarak göstermekten ziyade özgün bir çizgiye sahiptir. Kitabın kurguya çevrilmiş biyografiden ziyade gerçeğe yakın biyografik çizgide duruyor olmasını besleyen noktalardan biri olarak ise yukarıda sayılan yedi bölüme eklenmiş olan ve eserin son sayfasında bulunan, “Tarih Sırasına Göre Hazreti Muhammed’in Hayatı” bölümü örnek olarak verilebilir.

Son olarak ise çizgi roman olmasından mülhem, yazıda incelemesi yapılan diğer kitaplardan çok daha farklı bir yerde duran ve Uysal Yayınevi’nden çıkmış olan Peygamberimizin Hayatı isimli eser bulunmaktadır. Bilhassa böyle bir eserde Hz. Muhammed ile ilgili resimli çocuk kitaplarındaki çizimlerde tasvir meselesine duyulan hassasiyetin çizgi romanda nasıl bir karşılık bulacağı sorusu akıllara gelmektedir. Zira çizgi romanda neredeyse her konuşma baloncuğuna yahut karaktere ait bir çizgi, resim bulunmaktadır. İncelemeye dahil edilen bu çizgi romanda da aynı hususiyetler mevcuttur. Fakat çizimlerin o dönemin hayal edilen genel tasvirlerine denk düşmesi, çizgiye dâhil edilen çoğu şahsın her çizgisi belli olan resimlere nazaran daha flu olması çizgi roman dâhilinde artması beklenen tasvir problemini ortadan kaldıran unsurlar olarak değerlendirilebilir. Bunun yanı sıra biyografinin çizgi romana aktarılması, yayıncının belirlediği ve ön kapağa not olarak düştüğü ilk hedef kitle olan sekiz yaş ve üstü okur için daha dinamik ve heyecanlı bir okuma süreci de vaat etmektedir. Zira bu durumla doğru orantılı olarak çizgi romanın ruhuna uygun bir şekilde Hz. Muhammed’in hayatındaki peygamberlik görevinin verilmesi yahut hicret hadisesi gibi ana dönüm noktaları haricinde daha çok kendisine inanmayanlarla mücadelesine, savaşına, münazarasına yer verilmektedir. Dolayısıyla biyografik unsurların ana çizgileri gerçeğe uygun şekilde verilmişse de çizgi roman türüne ait temel özelliklerle birlikte Hz. Muhammed’in hayatındaki kişilerin konuşmaları, duygu aktarımları ve birbirini takip eden olayların anlatı içerisinde biyografik kurgu olarak var olmasına sebep olmuştur.

Netice itibariyle yukarıda bahsi edilen farklı perspektif, kurgu ve aktarımlara sahip biyografik unsur taşıyan yedi adet resimli çocuk kitabında bulunan Hz. Muhammed temsilleri incelenmiştir. Gerçeğe yakın biyografi, biyografik kurgu yahut kurguya çevrilmiş biyografilerin çeşitli veçheleri ve çizimlerinin dini biyografilerde nasıl edebiyat, estetik ve kurguyla birleştiğini; bu biyografik eserlerin hem ilkokul öncesi hem de hedef kitlesi altı-sekiz yaş ve üzeri okura nasıl farklı yöntem ve kurgularla oluşturulduğu gösterilmiştir. Bu manada meseleye dünya edebiyatı da dahil edilerek literatürün tamamı ya da literatür içerisinde bu yazıda kullanılandan daha çeşitli ve çok kitap karşılaştırılmalı olarak incelendiğinde biyografi, din, edebiyat, illüstrasyon ve çocuk meselelerinin çeşitliliği ve edebî üretime nasıl bir katkı sunduğu daha derinlikli bir şekilde analiz edilebilecektir.

 

Kaynakça

Alkan, Semra. Gerçek Olsa Rüyalar. İstanbul: Multibem Adım Adım Değerler Kitaplığı, 2017.

Aygün, Ayşegül. Varlıkların Dilinden Sevgili Peygamberimiz 1-16. İstanbul: Işık Yayınları, 2001.

Kandemir, Yaşar. Peygamberimi Öğreniyorum. İstanbul: Damla Yayınları, 1982.

__________. Peygamberimiz Çocuklarla. İstanbul: Damla Yayınları, 1982.

__________. Beni Seven Peygamberim 1-8. İstanbul: Nesil Yayınları, 2003.

Kol, Fikret. Peygamberimizin Hayatı. İstanbul: Uysal Yayınevi, 2006.

Lukens, Rebecca J., Jackquelin Smith, Cynthia Miller Coffel. Çocuk Edebiyatına Eleştirel Bir Bakış. Çev. Cenk Pamay. İstanbul: Erdem Yayınları, 2016.

Müşterek (Kolektif). Peygamberimi Öğreniyorum. Ed. Kasım Düzen. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2005.

Şirin, Mustafa Ruhi. “Kim Çocuk Edebiyatı Yazarıdır? ‘Hangi Dil? Pedagojik Mi? Estetik Mi?’”. Türk Dili Dergisi Dilin Perdeleri Özel Sayısı 767-768 (Kasım - Aralık 2015): 149-164.

Ünal, Hülya. Dünyanın En Güzel Kalbi. İstanbul: Multibem Adım Adım Değerler Kitaplığı, 2017.

  • Instagram Sosyal Simge
  • Twitter
  • YouTube
  • Facebook Sosyal Simge

Design by Demet Erdoğan