Yapı Kredi Yayınları'ndan Filiz Özdem'e sorduk,

Çocuk yazını söz konusu olduğunda genellikle yazarlar ve metinleri ön plandadır. İşin yayıncılık boyutu çok fazla gündeme gelmez. Bir çocuk kitabının yayım serüveni nasıldır? Bir metni yayıma hazırlarken siz nelere dikkat edersiniz? 

 

Türkçeye çevrilecek kitapları bir yana bırakarak bu sorunuzu cevaplıyorum. Çünkü bu kitapların macerası farklı bir işleyişle ilerler, yayın kurulu üyeleri yabancı yayınevlerini ve yazarları takip eder, kitap seçer ve yayın programına alır. Türkçe yazılmış metinlere gelince, önce yayın kurulu tarafından incelenir. Yayın programına alınan metinlerin çalışması da böylece başlar. Editörler metnin hangi yaş aralığına uygun olduğuna göre, kitap ebadına, metnin sayfalara dağılımına, puntosuna, satır aralığına, fontuna karar verir. Hangi illüstratörle çalışmanın uygun olduğunu düşünür. Buna karar verildikten sonra kitapta resimleme alanı açılıp bu formatta illüstratöre gönderilir. İllüstratör editörle dirsek temasında çalışır. Her aşama editörün elinden, merceğinden geçer.

 

Gerek yabancı gerek yerli kitapların hazırlanışında yayınevleri risk de alır. Çünkü yeni bir ebeveyn profiliyle karşı karşıyayız. Arada bize şikâyetler geliyor. Bu kitaplar bir süzgeçten geçmiyor mu, şu sakıncalı değil mi, bu çocuk için uygun mu, yayınevinizde bir pedagog yok mu gibisinden. Şimdi tabii bu bakış açısında çocuğun okuma serüvenini öğrenmenin bir parçası olarak ele alan algının payı var. Oysa çocuğun okuma serüvenini öğrenmenin değil, düşünmenin bir parçası olarak ele almak gerekir. Çocuğun öğrenmesi için hayat ve okul var. Ama edebiyat bize yeni pencereler açsın, düşünmeyi, hayal kurmayı ve dünyayla kurduğumuz ilişkiyi zenginleştirsin diye var.

 

Dünyadaki farklı oluş ve davranışları, varoluş biçimlerini anlamamız için var. “Didaktizm”in tuzağına düşmeden, özgür düşünmenin yolunu açmak için kitaplar var.

Çocuk yazını yayınlarına dikkatle bakıldığında her yayınevinin metin yayını konusunda farklı bir stili olduğu görülüyor. Yayınların stili, puntosu ve bazen de dizgisinde görülen bu farklı yönelimlerin sizce okura ve okuma deneyimine etkisi nedir? Hangi hususlara dikkat edilerek yayınlar okura ne gibi farklı biçimlerde sunuluyor?

 

Bunlar teknik ayrıntılar. Metnin aynı zamanda görsel bir unsur olduğunu düşünerek yapılan tercihler. Alımlayıcının yaş grubuna göre farklılıklar söz konusu olabiliyor.

 

Çocuk yazını söz konusu olduğunda son zamanlarda metin yazarlığı dışında eskiden görünmeyen aktörlerin (editörlerin, çizerlerin ve çevirmenlerin) görünür olduğu yeni bir edebiyat çevresini gözlemlemek mümkün. Sizce işin mutfağında yer alan bu aktörlerin metnin alımlanışında rolü nedir?

 

Editör mutfağın şefidir diyelim. Lezzet, kıvam onun sorumluluğundadır. Bir editör kitabın ortaya çıkarılışında metnin forma alınmasından, resimlenmesine, kapağına, arka kapağına, kitabın piyasaya çıkmasına kadar her aşamadan sorumludur. Yazara, çizere, çevirmene yoldaşlık edendir. Kitabın sahibi, yol göstericisidir. En azından bizim Yapı Kredi Yayınları’nda böyledir.

Önce söz vardı. O sebeple kitabın asıl aktörü her zaman yazardır. İllüstratör ve çevirmen de yazarın kurduğu dili, bir başka dilde yeniden yaratan yoldaşlardır. Her birinin, yazılan metnin kitap olarak ortaya çıkmasında çok kıymetli ve tartışmasız bir rolü vardır.

 

Çocuk yazını metinlerinde bir kitabın içeriği, yayım biçimini etkiler mi? Nasıl?

 

Bu aslında içerikle ilgili değil de metnin hitap ettiği yaş grubuna göre belirleyici bir etkendir.

 

 

 

  • Instagram Sosyal Simge
  • Twitter
  • YouTube
  • Facebook Sosyal Simge

Design by Demet Erdoğan