Taze Kitap'tan Saide Nur Dikmen'e sorduk,

Çocuk yazını söz konusu olduğunda genellikle yazarlar ve metinleri ön plandadır. İşin yayıncılık boyutu çok fazla gündeme gelmez. Bir çocuk kitabının yayım serüveni nasıldır? Bir metni yayıma hazırlarken siz nelere dikkat edersiniz? 

 

Öncelikle yazardan gelen metni okuyor ve ekibimizle birlikte değerlendiriyoruz. Metnin özgün içeriğe sahip olmasına, ilk okuma anında heyecanlandırmasına ve çocuk edebiyatında hangi derde derman olacağına dikkat ediyoruz. Sonrasında yazar-editör iletişimi başlıyor. Ben editör olarak metni okuyor, revizeleri oluşturuyorum. Bazen yazarla oturup kurguyu yeniden çalışıyoruz. Bazen ise birkaç paragraf üstünde günlerce düşünüyoruz. Metin süreci devam ederken bir yandan da yayın yönetmenimle beraber kitabın ebadı, kaç sayfa olacağı, hangi çizerlerle çalışılabileceği konusunda istişare ediyoruz. Kitabın ruhuna uygun çizimler yapan bir çizerle anlaşıyoruz. Çizim yönergelerini oluşturduktan sonra çizim takibi yapıyorum. En son grafiker arkadaşlarla birlikte tasarım oluşturma, kitabın ismini netleştirme, arka kapak yazısı, son okuma, ozalit kontrolü ve basın bülteni yazma aşamalarını tamamlıyorum. Süreç genel olarak böyle ilerliyor. Bazen yazım, bazen çizim süreci uzun sürebiliyor.

 

Çocuk yazını yayınlarına dikkatle bakıldığında her yayınevinin metin yayını konusunda farklı bir stili olduğu görülüyor. Yayınların stili, puntosu ve bazen de dizgisinde görülen bu farklı yönelimlerin sizce okura ve okuma deneyimine etkisi nedir? Hangi hususlara dikkat edilerek yayınlar okura ne gibi farklı biçimlerde sunuluyor?

 

Okunma kolaylığı olması en önemli kriter. Ancak sırf okuma kolaylığı olacak diye 16 puntoyla, koca koca harflerle sayfaları doldurmak da estetik açıdan sorun çıkartacaktır. Çocuk edebiyatında okuyucunuz biraz sıkılgandır. Dikkat süreleri yetişkinler gibi uzun soluklu değildir. O nedenle çocuğun sıkılmayacağı bir sayfayı onun önüne koymak zorundasınız. Metin ile boğmamak, resimlerle sayfayı süslemek de bir çözümdür. Ancak bunu yaparken de onun hayal gücüne ket vurmayacak şekilde, çeşitli vinyet ve çizimlerle okuduğu metni zihninde canlandırabileceği bir ip ucu vermek yeterlidir. Bunların yanında şunu da itiraf etmemiz gerekir ki, tıpkı moda dünyası gibi yayın dünyasının da kendi içinde moda stilleri oluşabiliyor ve bu da zaman zaman değişiyor. Yayınevleri bu tarz akımların talep görmesi halinde birbirlerini bu konuda kopyalayabiliyor. Ayrıca dünyadaki bu tarz trendler denenip yayınevinin okuyucu kitlesine uyup uymadığı anlaşılabiliyor.

 

Çocuk yazını söz konusu olduğunda son zamanlarda metin yazarlığı dışında eskiden görünmeyen aktörlerin (editörlerin, çizerlerin ve çevirmenlerin) görünür olduğu yeni bir edebiyat çevresini gözlemlemek mümkün. Sizce işin mutfağında yer alan bu aktörlerin metnin alımlanışında rolü nedir?

 

Çocuk kitabı editörlüğü sadece önünüzdeki metnin cümle yapısıyla, sözcüklerin TDK’ya uyumuyla sınırlandırılabilecek bir meslek değil. Ben yazardan gelen metni iyi okumaya, hatta bazen rüyalarıma girecek kadar benimsemeye çalışıyorum. Nasıl bir kitap olacağını hayal ediyorum. Ebadını, puntosunu, çizimlerini, bir çocuğun dünyasına nasıl dokunacağını ve ona nasıl ilham olacağını... Aynı durum muhtemelen çizer için de, çevirmen için de geçerlidir. Yani bir metnin güzelliği ve içerdiği muhteşem bilgiler kadar, onun sunuma hazırlanış aşamaları da çok önemlidir.

 

Çocuk yazını metinlerinde bir kitabın içeriği, yayım biçimini etkiler mi? Nasıl?

 

Elbette etkiler. Her kitap aynı ebatta, aynı tarzda sunulamaz. Mesela kurgu olmayan bir kitapsa genelde büyük ebatlar tercih ederiz. Ama kurguyu daha küçük ebatlarda çalışırız. Metnin kurgu ya da kurgu olmayan bir kitap olmasına bağlı olarak; içeriğinin duygusal, eğlenceli, merak uyandırıcı olmasıyla birlikte ebadı, puntosu, illüstrasyonları, tasarımı ve kâğıt seçimi değişir.

 

Çocuk yazını çizimlerinde yayınevi olarak öncelikleriniz nedir? Sizce çizimlerin metnin anlamına etkisinden söz edebilir miyiz?

 

Özgün çizgileri olan, evrensel estetik duygusunu geliştirmiş, bu işi hobi olarak değil profesyonel olarak ciddiye alan ve metni benimseyen çizerlerle çalışıyoruz.

 

Özellikle okul öncesine hitap eden kitaplarda çizimler, metni ön plana çıkarır. Yetişkin metni okurken, çocuk da çizimleri okur. Sevdiğiniz kişiler için bir yemek hazırladığınızı düşünün. Yemeğin yağından, tuzuna kadar her malzemesini özenle seçer ve pişirirsiniz. Güzel bir şekilde tabağa koyar ve sunarsınız. Yemeğin hem mideye hem de göze hitap etmesine dikkat edersiniz. Lezzet kadar sunum da önemlidir. Çocuk kitaplarında da bu böyledir. Metin ve çizim birbirinden ayrı düşünülemez.

 

  • Instagram Sosyal Simge
  • Twitter
  • YouTube
  • Facebook Sosyal Simge

Design by Demet Erdoğan