Fom Kitap'tan Sima Özkan'a sorduk,

Çocuk yazını söz konusu olduğunda genellikle yazarlar ve metinleri ön plandadır. İşin yayıncılık boyutu çok fazla gündeme gelmez. Bir çocuk kitabının yayım serüveni nasıldır? Bir metni yayıma hazırlarken siz nelere dikkat edersiniz? 

 

Çocuk kitapları; kelime sayısı, sayfa sayısı, çizimlerin sayısı, türü, hedef yaşı, konusu, temasıyla, hepsi birbiriyle bağlantılı pek çok dinamiği barındırır. Yayınevimize başvuran dosyaları incelerken biz de yayın çizgimize uyan, yayın port folyomuz içinde diğer eserlerden farklı bir içeriğe sahip metinleri önce yayın kurulumuzda değerlendiriyoruz. Oybirliğiyle uygun gördüğümüz dosyanın bir çizere ihtiyacı oluyor. Yazarın diline, yarattığı dünyaya uygun çizeri bulmak, doğru bir eşleştirme yapmak çok önemli. Bazı yazarlar kendi önerilerini de sunuyor. Bir yandan da editör metin üzerinde çalışıyor; çizerin resimlemesini istediği sahneleri, sayfaları belirliyor. Yazarla da yürütülen bir revize süreci var. Yani metnin yayıma hazırlanma süreci, yazar-editör, editör-çizer, bazen çizer-tasarımcı, tasarımcı-editör işbirliğiyle yürütülüyor. Kitabın boyutu, kapak tasarımı, arka kapak yazısı ortaya çıkıyor. Hepsi bir ahenk içinde ve yazar kitabını eline alıp onu çok sevdiğinde, bir takım olarak herkes çok mutlu oluyor.

 

Çocuk yazını yayınlarına dikkatle bakıldığında her yayınevinin metin yayını konusunda farklı bir stili olduğu görülüyor. Yayınların stili, puntosu ve bazen de dizgisinde görülen bu farklı yönelimlerin sizce okura ve okuma deneyimine etkisi nedir? Hangi hususlara dikkat edilerek yayınlar okura ne gibi farklı biçimlerde sunuluyor?

 

Her yayınevinin kendince bir çizgisi var ve bu çizgi aslında başlık sayısı arttıkça, zamanla oturuyor. Her yayınevinin bir okur kitlesi oluşuyor. Kimi yayınevi okul öncesi, resimli hikâye kitaplarına yönelir ve bu yönelimine göre, sabit bir yazı stili, punto ve tasarım oluşturmaya çalışır. Örneğin, artık kendisi okuyabilen çocuklar için punto büyüklüğü, fonttaki harflerin okunurluğu çok önemlidir. Karmaşık fontlar ya da sayfa düzeninde uzun metinler tercih edilmez.

 

Çocuk yazını söz konusu olduğunda son zamanlarda metin yazarlığı dışında eskiden görünmeyen aktörlerin (editörlerin, çizerlerin ve çevirmenlerin) görünür olduğu yeni bir edebiyat çevresini gözlemlemek mümkün. Sizce işin mutfağında yer alan bu aktörlerin metnin alımlanışında rolü nedir?

 

Günümüzde sırf çizeri için, sırf çevirisinin alınacak tat için okumayı tercih ettiğimiz kitaplar var. Bir çizeri öyle beğeniyoruz ki, resimlediği tüm kitaplara sayfa sayfa incelemek istiyoruz ve elbette metne çok şey kattığını düşündüğümüz sayısız editörün aslında her bir yeni projesi olan kitapları da merak ediyoruz. Ya da edebî zevkine, beğenilerine, en çok da alanındaki deneyimine güvendiğimiz editörlerin seçtikleri yabancı eserleri gözümüz kapalı alabiliyoruz. Editörler isimsiz kahramanlar da olabilir.

 

Çocuk yazını metinlerinde bir kitabın içeriği, yayım biçimini etkiler mi? Nasıl?

 

Bir metnin hitap ettiği yaş grubu, içerikle de bağlantılı olarak elbette kitabın boyutunu, tasarımını etkiler. Yayımlanma sürecinde metindeki kelime seçimindeki tercihlerden punto büyüklüğünü kadar illa ki etkilediği noktalar olur.

 

Çocuk yazını çizimlerinde yayınevi olarak öncelikleriniz nedir? Sizce çizimlerin metnin anlamına etkisinden söz edebilir miyiz?

 

Biz yayınevi olarak daha önce hiç kitap resimlememiş çizerlere öncelik veriyoruz. Sonrasında bu çizerlerle daha pek çok kitap üzerinde çalıştıkça, farklı tarzlar denemeleri için de onları her zaman destekliyoruz. Çizer, editör ortaklığı, kitabın perde arkasındaki çok önemli bir nokta. Metni zenginleştiren, tamamlayan; hem yazarın hem okurun kafasında yarattığı dünyayı somut olarak var eden, belirleyici bir nokta. Metin muhteşem olabilir ama çizimler size estetik olarak bir keyif vermiyorsa, metinle uyumsuz yanlar taşıyorsa, bir kitabın başarısını da pek tabii baltalayabilir. Bu yüzden etkisi çok büyük. 

  • Instagram Sosyal Simge
  • Twitter
  • YouTube
  • Facebook Sosyal Simge

Design by Demet Erdoğan